Derdinle demleniyorum
Ne kadar da özlemişim seni; gözlerindeki o ışığını, ellerini, sesini gülümsemeni bir türlü unutamadım. meğerse herşey senmişsin. Herşey seninle güzelmiş. Topladığın papatyalar senin ellerinden olduğu için o kadar güzelmiş, dinlediğim bütün şarkılar sen varsın diye o kadar anlamlıymış. Meğerse bir köşe başında seninle oturmak yaşadığım en güzel dakikalarmış...
Belki sen hiç bilmedin bilmeyeceksin de ama yine de söylemek istedim, seni göreceğim bir saat için bütün gece uyuyamadığımı veya seni görmek için uydurduğum kırk türlü yalanı. Yine sen bilmezsin ama buralardan gittiğinde ben saatlerce seninle konuştum, anlattım herşeyi, seni ne kadar çok sevdiğimi hatta tüm hayatım boyunca tek isteğimin sana bir kere daha sarılmak olduğunu da söyledim. Uzun süre ellerimi nereye koyacağımı şaşırdım, gözlerim doldu, dudaklarım titredi, sanki elimi uzatsam dokunacaktım sana ama yoktun, defalarca uzaklara daldım... Hangi yoldan gitmiştin, nereye gidecektin, nerede kalacaktın, bir türlü sorularmın ardı arkası kesilmiyordu. Ne yazık hiç birini bilmiyordum üstelik cevabını bulamadığım her soru bir daha içim sızlatıyordu. Bir an elinde tutuyor olabileceğin valizi bile kıskandığımı farkettim. Dedim ya sen bilmezsin ama ben yıllarca tek başıma gönüllü bir hamal gibi taşıdım sana dair düşüncelerimi.
Kısacık dünyada doğumum anama hamallık oldu,
yaşamam da bana.
Ölümüm bile hamallık olacak, cenaze alayına...
Yorum (34) Yorum yaz!


